 |
Şeker Bayramı Etkinlikleri...
|
|
| |
 |
|
|
|
|
| Çocukluk Fotoğraflarınızla Birlikte Anılarınızı Yazın Yayınlayalım ! |
76-20 Arası kayıtlar
Zeynep BAŞARAN
|
09.04.2009 11:20:58 |
 |
Babam o zamanlar ne olduğunu tam kestiremediğim ikramiye denen şeyden almıştı.
Elleri kocaman işçi, ilk gördüğünde nasıl sevdiyse hala öyle sevdiği karısı, her biri için ölüvermek değil de son raddesine kadar savaşacağı iki kızı, ve ben zıpçıktısı ile Polatlı’ya gidecek, öğretmen kardeşi, öğretmen eniştesi ve iki erkek yeğenini de alıp onları Gençlik Parkı’na götürecekti. Maksat çocuklara kıyak olsundu.
Hayatı karşı sokağın kendisinden büyük kızlarına ayak uydurmaya ya da kendisinden küçük kızları ile oyun kurmaya çalışmakla geçen ben için gerçekten de kıyak bir şeydi bu. Ablalarımın derdi başından aşkındı, ergenlik zor şeydi. Sahi annem de sevinmiş olabilir miydi bu işe? Kim bilir beş kişinin .ıçının ardını toplamak için evde dört dönerken bir aralık çocuklara iyi olur diye düşünecek vakti olduysa belki.
Önce Polatlı’ya varılmıştı. Hiçbir zaman çekirdek olamamış ailemiz yine başka bir aileyle sarmaş dolaştı; gülen yüzlerimiz Türk filmlerinden fırlamıştı.
Elleri kocaman işçi, öğretmen eniştesi ile buğdaydan arpadan samandan biraz chp’den biraz anavatandan, yani memleket meselelerinden muhabbet ediyordu. Üç çocuk ve bir de koca emekçisi karısı kardeşi ile beraber mutfaktaydı. İki kızı büyük yeğeni ile Polatlı’nın sokaklarını arşınlıyorlardı. Zıpçıktısı akranı olan küçük yeğeni ile aşağıda top bilemedin misket oynuyordu. E çok şükürdü, sağ salim menzile varılmış umulduğu üzere çocuklara kıyağın birinci aşaması gerçekleşmişti.
Halis muhlis büyük ablamın kolundan mamul düşmeyeyim için boğazıma sarılmış yağlı ilmek nefesimi keserken, bindiğim şeyin vugi vugi, bağrış çığrış dev makinelerin üstündeki bu insanların biraz çıldırmış, sonu bucağı yok gibi gelen bu yerin Gençlik Parkı, eğer üstünde oturmaya çalıştığım yapma ördek .ıçımın altından kaymaya devam ederse bunların görüp göreceğim son şeyler olduğunu düşünürken, süre dolmuştu. Az evvel üstünde duramadığım yapma ördekler uslu birer büst olmuş, boğazımdaki yağlı ilmek çözülmüştü. Ablam bir daha benimle hiçbir şeye binmeyeceğini söyleyip- hoş ben de onunla binmeye hiç de niyetli değildim- alelacele beni büyüklerime teslim etti.
Ablalarım ve büyük kuzenim ellerinde bir dolu sarı pul ile uçsuz bucaksız gibi gelen parkın başka bir eğlencesine koyuldu. Babam, halam, annem ve eniştem içinde şakır şakır suların zıpladığı havuzlu çay bahçelerinden birine oturdular. Babam kuzenimle benim elime bir dolu sarı pul tutuşturduğunda, ilk hedefimiz çarpışan otolardı; İleri!
Belli aralıklarla, sarı pulumuz bittiğinde, yorulup canımız gazoz çektiğinde, güzelim küçük kutularda mis gibi AOÇ dondurması yemek istediğimizde; koşarak babama gidiyorduk. Sonu gelmeyen isteklerimiz sadece babama söylememizle halloluyordu. Ben ve ablalarım babamız olduğu için istiyorduk da kuzenlerim neden dayılarından istiyordu anlam verememiştim ya, çok da kurcalamak anlamsızdı.
Mevsimlerden yazdı, günler uzundu ama hala akşam oluyordu ve Polatlıya dönmek için vakitlice otobüse binmek lazımdı. Polatlıya giden otobüste herkes Ankara’dan dönüyor olabilirdi ama biz; her şeyin “sebil” olduğu gençlik parkından dönüyorduk.
Bu hülyalı günlerden çok sonra idi. Sıradan bir Ankara gününde, Gençlik Parkının önünden arabayla geçerken içim burularak ama gururla hatırladım hikayeyi. Çocuk aklı işte, nerden bilirdim be babam; ikramiyenin bir maaş kadar para olduğunu, kıyak dediğinin bir ikramiyeyi Gençlik Parkına gömmek olduğunu, dayılığın üç çocuğundan iki yeğenini ayırmamak olduğunu, sen para ödediğin için her şeyin sebil olduğunu ve senin ellerinin değil aslında yüreğinin kocaman olduğunu…
Not: Sabahın 05:43’ünde bu satırlara son üç noktayı koyarken radyoda babamın sevdiği türkünün çalmaya başlaması tesadüf olabilir mi sizce? J
|
|
|
Ezgi Aydınkaptan |
11.05.2009 15:13:22 |
üst katımızda oturan ve balıkçılık yapan amcamın tutuğu kötek (minakop) balıkları uykudan uyandırılan küçük ezgi :)) |
|
rabia başıbüyük
|
01.08.2009 23:54:21 |
 |
ilk doğduğum zamanlarım anım vardır ama ben hatırlamıyorum sadece içimden geldi çok istedim o nedenden yazdım:) |
|
|
|
|
|