AKGÜN AKOVA ile “YARATICILIK SEMİNERLERİ”
İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ’NDE BAŞLIYOR
Bu seminerlerde Salvador Dali’nin karıncaları bir piyanonun tuşları arasına düşüp kaybolacak; biz de onları aramaya başlayacağız.
Afyon Garı’nda küçük bir kızın trene binerken ayakkabılarını çıkarttığını görecek ve peşinden gideceğiz.
Müzik dinlerken gözlerimizi kapayacak ve düşler kuracağız. Sonra da düşlerimizi bir yönetmene ödünç vereceğiz. Film yapmazsa onları bize geri verecek. (İnşallah!)
Güzel görüntülerin kalbini ustaca çalan fotoğrafçıların çantasını taşıyacağız. Hadi itiraf edelim, aslında ışığın çantasını taşıyacağız!
On iki yaşında bir çocuk, sevgilisine mercan bir kolye almak için evden kaçıp Batı Hint Adaları’na giden bir gemiye binecek; biz de onu geri döndürmek için denize açılacağız babasıyla birlikte!
Sunay Akın ya da “Kimse Görmesin Diye Müze Kapandıktan Sonra Oyuncak Zürafalarla Oynayan Adam”, bize şiir yazmanın balina beslemekle olan bağlarını anlatacak. Anlatsın bakalım neymiş derdi!
Körlerle birlikte Kapadokya’yı gezmeye kalkacağız ama bizi yanlarına almayı istemeyecekler. Niye? Onları yavaşlatırız diye!
Gabriel Garcia Marquez bir sandalyeye oturmuş, bize “Hemingway insana çok şey öğretir, hatta bir kedinin köşeyi dönüşüne dikkat etmeyi bile…” derken, Picasso “bir kedi çizmeden” bir kedinin gülümsemesini resmedecek.
Yaratıcılığın göklerinde uçup içimizde ipuçları ararken, aynı zamanda yaratmanın mutluluğunu yaşayacağız. Yalnız, düş kırıklığına uğrayabiliriz Esin Perisi’ni bulduğumuzda. Bunu baştan söyleyelim!
Ha bir de, bunları yaparken, çocukken Frankestein’la Einstein’ı kardeş sanan Akgün Akova da “Ha gayret! Ha gayret!” diyerek yanımızda yürüyecek. Baktık bize bir faydası yok, kovalarız!
Şimdi soruyoruz, bütün bu yolculukları birlikte çıkmak için “Yaratıcılık Seminerleri”ne var mısınız?
AKGÜN AKOVA İLE “YARATICILIK SEMİNERLERİ”
Bu seminer dizisi katılımcıların aktif yaratımını hedefleyen ve bir “workshop” tasarımıyla sunulan bir programdır. Sanat yapıtlarından yola çıkıp, yaratıcılığın kökenlerini araştırarak, yaratıcılığın beslenmesi ve geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlar. Katılımcıların kendilerini özgürce ifade etmelerine, psikolojik ve sosyolojik açıdan olanak tanır. Sanatı ve bilimi yan yana getirerek çok boyutlu bakış açısı sağlar.Katılımcıların analiz ve sentez yeteneklerini geliştirir.Sanat tarihi, felsefe, tarih ve bilimin bütün dallarında bilgi vererek çağdaş sanat yaklaşımı edinmelerine katkıda bulunur.
Tüm seminerler CD, poster, video - ses kasetleri, dia ve film gibi malzemelerle desteklenir; kimi zaman konuk sanatçıların katılımıyla dersler renklenir.
Sanatın herhangi bir dalına (müzik, resim, edebiyat, heykel, sinema, fotoğraf, tiyatro vs.) ilgi duyan herkes Yaratıcılık Seminerleri’ne katılabilir. Ancak katılımcıların sanat tarihi bilgisine sahip olmaları gerekli değildir. Daha önce sanat eğitimi alıp almadıkları da önem taşımamaktadır. 15 ile 115 yaş arasında herkes, işi ya da eğitimi ne olursa olsun, seminerlere katılabilir.
Seminerler haftada bir Cumartesi günleri ve iki saat olmak üzere, üçer aylık kurlar halinde İstanbul Oyuncak Müzesi’nde yapılacaktır. Her kur döneminin sonunda katılımcılara İstanbul Oyuncak Müzesi tarafından katılım sertifikası verilecektir.
Ücret, öğrenci ve öğretmenler için aylık 80 YTL + KDV; diğer katılımcılar için 100 YTL + KDV’dir. Seminerlere kayıt sırasına göre sınırlı sayıda katılımcı kabul edilecektir.
Geniş bilgi ve kayıt için:
İstanbul Oyuncak Müzesi
Ömerpaşa Caddesi, Dr.Zeki Zeren Sokağı, No: 17 Göztepe-İstanbul
Tel: (0216) 359 45 50 – 51
Akgün Akova için: